fatosundunyasi



Sille'yi bilir misiniz? - 1

18/12/2006 · Kategori: Yazilarim

Geçen Cumartesi günü Konya'ya geldiğimizden bu yana adını sıkça duyduğumuz Sille'yi görme olanağı bulduk. Konya'nın 10 km. kadar dışında yer alan bu eski yerleşim birimini gördükten sonra Konya'nın düz bir ovadan ibaret olmadığına şahit olduk.

 

Cumhuriyet döneminde 18.000 nüfusu olduğu bilinen bu yerleşim birimi, her şeyiyle tarihi bir köy görünümünde. Kerpiç evler, kemer şeklinde köprüler, kaya evleri, eski Türk evleri, Aya Elena Kilisesi, Sille Gölü ve piknik alanı...Yaşayan bir antik şehir olmasına rağmen, maalesef, Sille ve tarihi mekanlarının korunması ve restorasyonuna gereken önem verilmemekte. Aynı şekilde ülkemizin diğer tarihi mekanlarına göre oldukça arka planda kalmış ve unutulmuş bir yer görünümünde. Köyün içerisinde bir de Sille Konağı denen tarihi bir mekan var ki, gerçekten görülmeye değer bir yer. Konya'dan hafta sonlarında kahvaltı yapmaya sıkça gidilen bir mekan olduğunu öğrendik.

 

Saat 15:00'ten sonra gittiğimiz için çok fazla gezme fırsatı bulamadık. Zira Konya'da bu mevsimde hava saat 17:00'de kararıyor ve akşamları oldukça kuru bir ayaz var. Ama en kısa zamanda bir günümüzü ayırıp, her yönüyle görmeyi kafamıza koyduk.

 

Sille'de edindiğimiz bilgileri kısa kısa ve fotoğraflı olarak sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Aya Elena Kilisesi

 

İsa'nın doğumundan 327 sene sonra Bizans İmparatoru Konstantinus'un annesi Helena, hac için Kudüs'e giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabedleri görmüş, Hıristiyanlara Sille'de bir mabed yaptırmaya karar vermiştir. Mihail Arkhankolos adına bu kilisenin temel atma töreninde bulunmuştur. Kilise asırlar boyu onarımlar görerek günümüze kadar gelmiştir. Düzgün kesme Sille taşı ile yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır. 

Kilisenin iç yapısının üstünde Yunan harfleriyle yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Bu kitabe 1833 tarihlidir. Aynı kitabenin üzerinde ise kilisenin Sultan Mecit Döneminde dördüncü kez onarım gördüğünü belirten üç satırlık bir kitabe daha bulunmaktadır.

 

  

 

 

 


 

Kalıcı Bağlantı Yorum (13) Yorum yaz!

Beyza'dan inciler...

1/11/2006 · Kategori: Yazilarim

 

Anneler olmasalar dünyada...

Kimler bakar çocuklara?

Kim tarar saçını?

Kim giydirir elbiseni?

 

Anneler olmasa dünyada...

Kim ütüler önlüğünü?

Kim öpüp yollar okula?

Anneler olmasa dünyada...

 

Annesiz olmak dünyada

Ne kötü bir şeydir.

Annen olmasa dünyada...

Hasta olunca kim bakar sana?

 

Ağladığında seni kim avutur,

Öğütler verir?

Kim saçını okşar, gel beraber yatalım der?

Anneler olmasa dünyada...

 

Kızın Beyza

 

(Hayatımda aldığım en güzel doğum günü hediyesini sizlerle paylaşmak istedim.)

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

Bunları biliyor muydunuz?

27/10/2006 · Kategori: Yazilarim

 

v     Atatürk`ün dünyada “başöğretmen” sıfatlı tek lider olduğunu, bir geometri  kitabı yazdığını, üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48  tane geometri teriminin (Türkçe) isim babasının bizzat Mustafa Kemal olduğunu,

 

v     Norveççe’de “Atatürk gibi olmak” diye bir deyim olduğunu,

 

v     ''Atatürk çiçeğinin'' adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden  doktor Kirk Landin’in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip satıldığını,

 

v     Yunan başkomutanı Trikopis’in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk’ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,

 

v     Kurtuluş Savaşı’nda rütbe alan bir çok kadın askerlerimizin olduğunu, dünya tarihine geçen tek bir üsteğmenimizin olduğunu, Üsteğmen Kara Fatma'nın 700 erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin reisliğine bizzat Atatürk tarafından atanmış olduğunu,

 

v     Bir röportajda “Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor  musunuz?" diye sorulduğunda "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düşünürüz" dediğini ve bunun  üzerine BM yasasının değiştirildiğini ve üyeliğe davet edilen ilk ülkenin  Türkiye Cumhuriyeti  olduğunu,

 

v     1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde,  danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla  kişiye; "şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadi ile Mustafa Kemal'i görmek  için neler vermezdim" dediğini,

 

v     1938'de Ata’nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde; "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini,

 

v     1996'da Haiti Cumhurbaşkanının vasiyetinde, mezar taşına yazılmasını istediği metinde; "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri Mustafa Kemal Atatürk'ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm"  yazdığını,

 

v     2000'de ABD Başkanı'nın milenyum mesajında; ''Milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir" denildiğini,

 

v     2005'de Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns`un önerisinin "Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk' ü örnek alsın yeter" olduğunu,

 

v      2006'da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini

BİLİYOR MUYDUNUZ !!!

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Kuşadası'ndan yaz manzaraları

27/10/2006 · Kategori: Yazilarim

Yaz boyunca kaldığımız Kuşadası'nın en çok hoşumuza giden yönü, güneşin batışındaki harika manzara görüntüleriydi. Kendi çektiğimiz fotoğrafları sizinle paylaşmak istedim. İşte içinizi ısıtacak yaz fotoğrafları...

 

Tatil köyünde güneşin batışı...

 

 

Balık Restoranı'nda güneşin batışı... (bu manzarayla balık yemek nefisti.)

 

 

 

Güneşin batışında bir otel manzarası...

 

 

Gözetleme Kulesi, Palmiyeler ve Güvercin Adası...

 

 

Aynı manzara (10 dakika sonra)...

 

 

Devamı gelecek...

Kalıcı Bağlantı Yorum (8) Yorum yaz!

En iyi 10 sonbahar manzarası

15/10/2006 · Kategori: Yazilarim

Kızılın her tonu - YEDİ GÖLLER

               

 

Yedigöller bölgesi Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl’den oluşuyor. Sonbahar ve kış mevsiminin en güzel yaşandığı yerlerden biri. Birçok profesyonel fotoğrafçının gözbebeği. Ağaçların turuncu ile kızıl arasında dolaşan rengi, göllerin üzerine düştüğünde manzaranın seyrine doyum olmuyor. Sabahın ilk ve akşamın son ışıkları kaçırılmaması gereken saatler. Yedigöller’e ulaşmak için İstanbul-Ankara yolunun Bolu il sınırları içindeki Yeniçağa Kavşağı’nı döndükten sonra karşınıza çıkan yolu takip etmeniz gerekiyor. Orman içi yolculuğunuza, yön tabelaları ile devam edebilirsiniz. Yedigöller Milli Parkı içinde bir dinlenme tesisi var.
BOLU


Sonbahar ışığında harika - IHLARA VADİSİ

 

 

Sadece ağaçlardaki farklı renk tonlarının peşinde değilseniz, 10 km uzunluğa ve 80 metre derinliğe sahip Ihlara Vadisi, içinde yer aldığı kanyonla birlikte size farklı bir manzara sunacak. Hasandağı’ndan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla oluşan çatlaklar ve çökmelerle meydana gelen bu bölgede dolaşırken, kayalara oyulmuş barınak, mezar ve kiliseleri sonbaharın farklı ışığında göreceksiniz. Vadiyi bir de yukarıdan, bütün halinde seyretmek isterseniz, Kapadokya’dan balona binebilirsiniz. Ihlara Vadisi’ne Nevşehir’den Aksaray’a giderken, Aksaray’a 11 km. kala sola, Güzelyurt yoluna dönerek ulaşmanız mümkün.
AKSARAY


Yaprak döken ağaç bol - KAZ DAĞLARI

 

 

Tanrıların Dağı olarak bilinen, Çanakkale ve Balıkesir sınırları içinde yer alan Kaz Dağları’nın en alçak yeri Edremit Körfezi’nin kuzey kıyıları, en yüksek yeri de 1774 metrelik Karataş Tepesi. Yani bölgeye gittiğinizde hem deniz, hem de orman manzarası bulacaksınız. Ege’de kışın yaprak döken ağaçların bol olması, sonbaharı rengarenk sevenler için bir avantaj. Tertemiz akan şelalelerin ardında kalan, sarı ve turuncu yapraklarla donanmış ağaçlarla karşılaşmak hoşunuza gidecek. Küçükkuyu, Akçay, Altınoluk ve Güre gibi denize kıyısı olan bölgelerde konaklamanız mümkün.
ÇANAKKALE


Topkapı Sarayı ve Gülhane - SARAYBURNU

 

 

Tarihi Yarımada’nın en uç noktası. Hasbahçe ağaçlarının arasından yükselen Topkapı Sarayı’nın bulunduğu Sarayburnu; Haliç, Marmara Denizi ve Boğaziçi’ni gören eşsiz bir konumda. Bizans’ın her devrinde ağaçlıktı, o vakitler geniş zeytinliklerle kaplıydı. Fatih Sultan Mehmet burayı dışarıdan getirttiği ağaçlarla da bezeyerek, içinde köşk ve pavyonlarıyla Gülhane Parkı’nı yarattı. Kasım başlarında yaprak döken ağaçlar renkleniyor. İsterseniz Sarayburnu’ndan, bulutlar nedeniyle çelik grisine bürünen İstanbul Boğazı’nın girişini, isterseniz Galata’dan veya Salacak’tan Sarayburnu’nun kendisini izleyebilirsiniz. Sararan yaprakların arasından Topkapı Sarayı ve Sirkeci’ye yanaşan vapurlar güzel bir manzara oluşturuyor.
İSTANBUL


Günbatımında muhteşem - NEMRUT DAĞI

 

 

2150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı, gündoğumu ve günbatımını en güzel seyredebileceğiniz yerlerin başında geliyor. Gündoğumunu yakalayabilmeniz için 1-2 saat önceden yola çıkmanız gerekiyor. Tepeye ulaştığınızda günün ilk ışıklarıyla sarının farklı tonlarını izleme şansı bulabilirsiniz. Vakit günbatımına yaklaştığında ise ışıklar azalıyor, sarılar turuncuya, turuncular ise kırmızıya dönmeye başlıyor. Adıyaman il sınırları içinde yer alan dağda, doğanın sonbaharda hazırladığı güzelliklerin dışında, dünyanın en yüksek açık hava müzesiyle karşılaşacaksınız. Buradaki taş heykeller de tıpkı yapraklar gibi sararan ahşap görünümlere bürünüyorlar.
ADIYAMAN


Özellikle güney yakası - GÖKOVA

 

 

Muğla ili sınırları içinde yer alan Gökova’yı hep yazın görmeye alıştıysanız, bir de sonbaharda görmenizde fayda var. Jüri üyemiz Kadir Kır, özellikle güney yakasının bu mevsimde muhteşem olduğunu söylüyor. Hem deniz, hem de ağaçlar renk değiştiriyor, ancak listedeki diğer yerlere nazaran sonbahar buraya biraz daha geç geliyor.
MUĞLA


Yapraklar sararmaya başladı - KAÇKARLAR

 

 

Kaçkarlar’da manzara sarıya dönmeye başladı bile. Doğu Karadeniz silsilesinde bulunan, Türkiye’nin en yüksek dördüncü dağı olan Kaçkarlar, Karadeniz kıyılarından itibaren yükselmeye başlıyor. Görkemli zirveler, şelaleler, berrak göller ve zengin bitki örtüsü ile her tür sonbahar manzarasını burada yakalayabilirsiniz. Sislerin ardında kalan dağlarla karşılaşacaksınız. Kaçkarlar’a, Artvin-Yusufeli ve Rize-Çamlıhemşin’den ulaşabilirsiniz.
RİZE


Gölde sandal sefası - KAÇKARLAR

 

 

Karagöl, 19. yüzyıl başlarında, bugünkü Aralık Yaylası’nın yakınlarındaki bir tepenin, heyelan sonucu derenin önünü kapatmasıyla oluştu. Anıt sayılabilecek birçok yaşlı ağaçla çevrili olan bölgede zengin bitki örtüsünün yanısıra hayvan çeşitliliğine de rastlanıyor. Özellikle bu mevsimde gölde yapacağınız sandal keyfi sırasında ağaçların rengarenk görüntüsünü seyredebilirsiniz. Artvin’in Borçka İlçesi sınırları içindeki Karagöl’e, Borçka-Camili yolunun 2. kilometresinden ayrıldıktan 5 km. sonra ulaşılabiliyor. Karagöl Orman Misafirhanesi’nde konaklanabilir.
ARTVİN


Sayısız şelale var - KÜRE DAĞLARI

 

 

Ağaçlarının yoğunluğu, alanın büyüklüğü, zengin biyolojik çeşitliliği ve bünyesinde barındırdığı yaban hayatının zenginliği ile ön plana çıkan Küre Dağları, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) belirlediği, Avrupa’nın acil korunması gereken yüz ormanlık alanından biri. Küre Dağları Milli Parkı ise Küre Dağları’nın batısında, Kastamonu ile Bartın arasında kalan 34 bin hektarlık bir bölgeyi kaplıyor. Karstik yapıya sahip arazi bol yağış alıyor. Her an gökkuşaklarıyla karşılaşabilirsiniz. Ağaç çeşidi bol. Karstik yapının neden olduğu sayısız mağara, derin kanyon ve şelaleler de görülmesi gereken güzellikler arasında.
KASTAMONU


Bu mevsimde çok romantik - POLONEZKÖY

 

 

İstanbul’a bağlı Polonezköy, hafta sonu kaçamakları için birebir. İlkbahar ve yaz aylarında piknikçilerin gözdesi. Pek çok konaklama tesisi var. Sonbaharda oldukça romantik bir görünüme kavuşuyor. Çoğunlukla kiraz ağaçları var. Etrafı ormanlarla çevrili. Dökülen yapraklarla kaplı, ağaçlarla çevrili beş kilometrelik yürüyüş yolu muhteşem.
İSTANBUL

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

merhaba

7/10/2006 · Kategori: Yazilarim

MERHABA ARKADAŞLAR...

 

Bu gün itibariyle sizlerin arasına katılmış bulunuyorum. Sizlerle bilgilerimi,  becerilerimi ve yeni öğrendiklerimi, bir başka deyişle hayata dair ne varsa paylaşmak istiyorum. Bu bloğun kurulması, arkadaşım Didem'in ısrarı biraz da zoruyla gerçekleşti. Didem iki yıl önce kurdu blogunu ve sizler onu "didems" olarak tanıdınız. Bugüne geldiğimizde Didem'in çok ziyaret edilen bir blogu ve bir çok arkadaşı var. Arkadaşımın bu başarısı, sizlerin arasına girmemdeki en önemli nedendir. Bundan sonra sizlerle güzel ve sağlıklı günlerde birlikte olmak dileğiyle...

Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

    • Ana Sayfa
    • Profilim
    • Arşiv
  • Son Yazılarım

    • Yaz tatiline götürülecek kitaplar
    • Yaz modası çok renkli
    • ÖREN YERLERİ
    • bankaların internet adresleri
    • ÖREN YERLERİ
    • ÖREN YERLERİ 2
    • antalya müzeleri
    • antalya şelaleleri
    • alanya
    • side-manavgat-selge
  • Kategorilerim

      • Bitki Dunyasi
      • El Becerilerim
      • Yazilarim
      • Netten Alintilar
      • Cocuklarin Dunyasi
      • Fatosun Mutfagindan
      • Mizah
      • Sinema Dunyasi
      • seyahat
      • finans
      • moda
  • Arkadaşlarım

    • raciegi
    • melissa2
    • goznuru
    • hobilerimveben
    • meyraca
    • nergispa
    • evkedisi
    • modelevi
    • filizatalay
    • bucan
    • seraparda
    • hayaldunyam
    • sultan07
    • hadigulumse
    • bahardali
    • bbasalan1
    • ulumavi
    • erkenenes
    • nalish
    • fatoscb
    • ahuzeren
    • gulserenoten
    • genocide
    • demetezgisu
    • gokkusaginakis
    • yetimlerimiz
  • Bağlantılarım

    • RSS



    • SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!
    • yuxelce
    • didem

Blogcu ile yapıldı